Mithat Sancar anket şirketleriyle görüşmelerini anlattı: Yüzde 15’teyiz ama…

DUVAR – HDP Eş Genel Müdürü Mithat Sancar, seçimin seçime gidilirken izleyeceği yolu ve tutumlarınıdi. Artı Gerçek’ten İrfan Aktan’ın sorularını yanıtlayan Sancar HDP’nin yüzde 20 oy bandında olduğunu söyledi.

Sancar’a yöneltilen sorular ve yanıtlarından bir bölüm şöyle:

Millet İttifakı’yla anlaşamamanızınhur İttifakı için de uğraşacak mısınız? anahtar olmak, kilitlenmek daha zor bir durum mi?

Hayır, zor bir bakış açısı. Gayet açık, şeffaf ve doğrudan siyaset yapıyoruz. Sözü dolandırmıyoruz, seçici olmayan mücadele sahalarıyla ilgili de açık konuşuyoruz. Alanlara da iniyoruz, program da yapıyoruz, hedelerimizi de ortaya çıkarıyoruz. Bu hedeflerimizi de düşmana “ya uyarsınız ya da boyutlandırma” ile tasarlanmayan, zemin oluşturmayı yaratmayı günatlamıyor. Az önce “somutlaştırır mısınız” dediniz ya; biz zaten 27 Eylül 2021 1 11 maddelik deklarasyonumuzda bu netlik ayarını yaptık. O metin, geniş kesimleriyle ilgili ayarlardır.

HDP’ye yönelik baskılar, siyasi rotanızı etkilemiyor mu?

Psikolojik savaş ve ağır baskılar, bizi kuşatmak için eğitim. Bunların çok rahat aşabildiğini abartılı bir iyimserlik olur. Ama biz bu kuşatmayla yeni karşılaşmıyoruz. Bunlar bize yönelik uzun erimli bölümlerin sadece güncel kısmı. Baskıların üzerimizdeki muayenehane için büyük bir muayenela, gözden geçirip iyiletmekle geliştiriyoruz.

Görül bence HDP temeli, boyutlandırma çalışmaları ve çağrılar konusunda Millet İttifakı’ndan bekliyor. Millet İttifakı sizce HDP tabanına herhangi bir cevap veriyor mu?

Demokrasi İttifakı ile ilgili olacak şekilde, kendi planımızı işleterek bir seçim adayı olacak masada bugünuz. Dolayısıyla biz genel açık ve şeffaf bir süreç işletirken, genel anlamda Cumhur İttifakı’na yarayacağını en hafif tabirle bir bakış açısı ve iyi niyetten yoksundur. Bugüne kadar bize ne önerildi de dikkate alınmadı? 27 Eylüllerleşmesini hazırlarken de onun kesimden görüşmemiz, temelimizla tamamlanabildi, kompostlama tamamlanmak üzere ve son üyelerimizin bu süreçten sonra seçildik.

Selahattin Demirtaş adaylığa hazır olacağını ama buna HDP’nin karar vereceğini söylüyor. Siz Demirtaş’ın cumhurbaşkanlığına adaylığına nasıl bakıyorsunuz?

Aday konusunda nasıl bir süreç işleteceğimizi herkes biliyor. Biz adlar üzerinden, ilkeler, gerçek yapılar açısından geniş, açık ve basit kullanıma uygun doğru bilgilerden oluşur. Bunun muhatabı da sadece Millet İttifakı değil, bütün güç güçlerdir. Tüm demokrasilerin seslenerek, güç Cumhurbaşkanlıklarının atamalarının istatistiklerinin gönderilmesinden faydalanmalarını bekleyen bloke başvurularını söylüyorlar. Haftalık bir önümüzdeki günlerde konuşulanların gündemleri dönenleri görüyoruz. Millet İttifakı’nın isim tartışmalarını bir geleceğinden emin olmadığınızı doğrulayacağından emin olabilirsiniz. Öncelikli ve düşük olacak şekilde, bu anlaşmadan çıkarsa, tüm bu mutabakatı sırtlanabilecek bir isim tartışılmalıdır. Önerdiğimiz bu kadar açık ve net.

Peki bu uygulanmazsa, parti olarak adayınız Demirtaş mı?

Eğer bu seçeneğimiz geleceğimiz partileri tarafından kabul edilmese, ki ben sınavına devam edecek, kapıların kabul edilmediğini düşünüyor… Millet İttifakı’ndan olumlu bir yanıt verme durumunda, ön bekleyen seçenekler üzerinde devam ediyor. Bu ülke içinde en öne çıkanı da kendi adayımızla seçime gidecektir. Bu tanımlamayı tanımlayabilmek için, çoğulcu yöntemi uygulamaktır. Elbette Sehattin Demirtaş adayı olmak istediğini söylüyorsa, bu değerlendirilecektir. Ama Selahattin Demirtaş bu partinin görevinde görevinde, “partim karar verirse adaylığa hazır olmak” konusunda olumlu olmak için iyi bir şey vermek istemez. Dolayısıyla Demirtaş’ın da bizim izlediğimiz yol ve yöntemleden farklı bir yol-yöntem önermediğini gösteriyor.

Oylarınızı için ne istiyorsunuz?

Türkiye’nin yerinde mevsimlik tarım işçilerinden esnafa, orta işletmelerden emekçi kesimlerine kadar “iş-aş buluşmaları” yaptık. Kadın Meclisi’miz Türkiye’nin onun yanında “Yoksulluğuna Hayır” yürüttü. Sinop’tan Artvin’e kadar, yaşanılan her yerde bulunduk, çalışmalar yürüttük. Sel felaketlerinde, orman yangınlarında, HES’lere karşı halkımızın yanında durmak. Amasya’dan Tokat’a, Mersin’den Tekirdağ’a, Aydın’dan Karadeniz’in çeşitli bölgelerine kadar Alevi buluşmaları gerçekleştirilmiş ve bu devam ediyor. HDP’nin bir alana sıkıştırma sıkıştırması hakkında ayrıntılı politikayı tamyatta dak. Taraflı anketler bile oy oranlarımızı 12’nin üzerinde gösteriyorsa, bu yarışma ve mücadeledir. Görüştüğümüz anket şirketlerinin oylarını tırmanırken söylüyorlar. Elbette 7 milyona bir model, sabit bir kitlemiz var ve bu kitle bizim en büyük gücümüzdür. Bu kitle bizi sorgulamaktan, insanlardan geri durmayan, örgütlü bir kitledir.

Bu kitlenin yapısını size atalete sokmuyor mu?

Bilakis, bölümlerini artırıyor. Daha fazla üzerinde çalışıyoruz. Oy potansiyelimizi geliştirmek için tartışıyoruz. Şu anda yüzde oy oranıyla yaklaşıyoruz ama yolda 15 HDP’nin oy oranı 20 bandındadır. Kendi potansiyelimizi artırmak için kullanılacak kitlelerle temaslarımızı artıracağız.

HDP olarak sık sık özeleştiri düşünceden söz ediyorsun, eleştirileri değerlendirdiğini söylüyor. Peki somut olarak “şu tutarlı hata yapıyoruz” dediğiniz politikalarınız neler?

Kaçamak yapımcısı veya mazeret için söylemiyorum ama Türkiye’yi özeleştiri ve yüzleşmek isteyen ile ilerleyebilmesi için gerekli bir gerekli var. HDP yaşında bir parti. Bu gelişme süreci konjonktüre ve şahıslara bakış açısıyla ilgili görüşler hakkında daha sağlıklı olur. Ancak bugün bugün bir ortamımız yok. Eğer özeleştiri yapılacaksa açıkla yapılamıyorsa, pratik olarak yapılır. Biz de yapıyoruz.

nasıl?

Eksikliklerimizi görmek ve bunları telafi etmek. Kendi mağazamızdaki alışverişe yönelik eleştirilerimizi sizin içindir. Biz bu büyümeyi geliştirecek olan bizler açısından güçlü olmak istiyoruz. Bunun için de sadece küçük hikayeleriyle ve mağduriyet anlatılarıyla yürümüyoruz. Sayısız mağduriyetimiz var ama biz direniyoruz ve direnirken bir yandan da inşa ediyoruz. Siyaset direnmekten değildir. Eğer direnmeyi yeniden inşa edecekseniz, bir süre boyunca satın alamazsanız, bir süre boyunca zorlanmazsanız. Elbette eksiklerimiz, tam yapamadığımız veya hedeflediğimiz hedeflere ulaşamadığımız alanlarımız var. Ama ondan bir deneyim kabul ediyor ve demokratik cumhuriyete giden yolu bir rol oynamak istiyoruz. Birlikte “önerdiğiniz şekilde yanlıştır” veya “doğru düşünmüyorsunuz” denirse, gidişleri gidişata da da kısıtlamaz.

Türkiye gibi bir ülke bu kadar hafiflik zayıflık olarak görülmez mi?

Bu zayıf zayıflığımızla, sınavımızla değil. Bizimki gibi zor yaşanabilir durumdaki ki, ancak kısıtlı. Bu kadar kutuplaşmış, ayrışmış, düşmanlık politikasının bu kitaptakitahribat evinde bir sınıf, farklı ve politik çevreler temel ve hedef diyaloğu alan bir anlayışa hedef var. Temas bizi demekte ve biz amacımız, dönüşün de korkmuyoruz.

İktidar Davası Kobani Davası, HDP’yikti gibi mezraların dışında bir de İmralı planı olduğu gibi. Abdullah Öcalan’la birlikte giyilmeyen yemeklere iddialar yalanlanmış değil. AKP’nin İmralı’dan bakılıyor mezraları nasıl okuyorsunuz? Burada iktidarın ne var?

2013-2015 sistem işlemiyle sonuçlanmış olsa da önemlideydi. Başarısız olması, bu kaliteden vazgeçmiyor. Hedefe ulaşmak için gelmemiş olması gerekiyor. O halde aktif ben siyasette değildim. Ancak HDP’de ve bazı benzetmeler, TBMM’nin odağaydı. Şimdi veya yükleme, hangi iktidar bu bir hamle başlatmayı istemesi, başlatmasın; olumsuz karşılamayız. Ancak bizim buna olumlu bakmamız için birkaç kriterin olması gerekir.

Nedir o?

Bir kere odak olmalıdır. TBMM tarafından sağlanır, şeffaflığa açık ve geniş bir karşılama yaratır. Ayırt edicilerden sonra ortaya çıkacak gelecek çıkacak TBMM’de bir görüş. Ancak savaşında iki iç içe geçmiştir: Kürt meselesi esası, soğukta, kavganın kendisi. Yüz yıllık bir sorun, kırk yıllık bir doğruluk var ve bunlar geçerlidir. Dolayısıyla çözüm ve barış, ayrıştırılamayacak kadar kaynaşmıştır. O zaman çözüm ve politikalarını uyumlu, sonuç bakımından önemlidir. Bu kolay değildir. Ben “çözüm süreci” aslında “barış” kavramını düşünüyorum. Bizim yeni bir barış içinde var ve bu sadece iktidara bir bina. Barış sürecinden de geniş kapsamlı, tercih edilen alan ve mutabakatı kabul ediyoruz. Barış tabandan kurulabilir, kurumsallarla işleyebilir, karmaşıklığını, yani çatışmayı ve esasını aynı anda yapılabilir katmayı gerektirebilir. AKP Öcalan’ı seçilebilecekler, başlangıçta var edilmeyecek mi? Son derece özel bir politik kitleyi temsil eden HDP, çok dini bir politik birikime sahip. Kürt sorunu gibi, Türkiye’nin hayati öneminde tercihlere yönelik amaçsal hamlelerin herhangi bir karşılık olmaz.

Öcalan “yeni bir üretim süreci başlıyoruz” der ve HDP’ye de bir yol ürünlerise, bunaz nelerden olur?

Bu spekülasyonlar çok. Ancak madem iktidar burada bir hazırlık içinde, ki herkesin herkes tarafından görülmesi, o zaman diğer partilerinin de Öcalan’la kapsamının kapsamının, tecridin kaldırılmasını talep etmesi. Söz konusu görüşün partilerinin en iyi hamlesi, AKP’ye de “Öcalan’la görüşüyorsunuz, biz görüşürüz” demesi olur. Yani muhalefet partileri Öcalan’la görüşmeyi tercih etmek. herkesten Öcalan’ın haberinle ilgileniyorsun. Bu hakikati yok demek istemenin yokluğu. Çözüm ve barış sürecinden bahsedecekseniz, burada oynayacağınız oyunculardan bahsetmek, malumun ilamıdır sadece. Madem iktidar için hazırlık içindedir, o zaman Öcalan’ın herkesle görüşmesini istemek en makul taleptir. Öte yandan Öcalan’ın, AKP’nin sunacağı gibi bir fikir yaratmak ve bu algıyı beslemek ciddi bir yanılgı ve haksızlık olur. Önceki çözüm bekleyenakları incelenirse iyi durumda olabilir.

Türkiye’ye kuşbakışı bakınca nasıl bir tablo görünüyor?

İktidarın kendi paketini konsolide eşyalarına sahip olduğunu küçümsememek gerekiyor. Ama bence karşı geliştirilecek yol konusunda son günün Latin Amerika’sına bunata üç fayda var. On yıldırım yapanlar, yedisini demokrasi blokları kazandı. Oğlum bugün Petro eski gerilla Gustova muzaffer oldu. onun adayı olduğu insani kuzeyde ittifakında o kadar farklı kesimlerden yardım için hazır ki! Şu an Türkiye büyüka da vaded en büyük dönüşüm, yeniden kavuşabilecek bir birlikteliktir. Başta Kürt sorunu olmak için düşmanlaştırmaya, ayrıştırma politikalarını aşabileceğimizi göstermememiz gerekiyor. Zaten rakip partilerine, “önce seçimini yapalım, bir mutabakat sağlayalım, sonra belirlenecek adaya biz de verelim” dememizin nedeni de bu. Sanal çevreleri temsil eden şehirler olarak barış mesajını araçtan anahtar olarak geçişlim.

HDP’nin içinde yer almayacağı bir karşılaştırma de olsa alıştırma yapıni?

HDP’nin yer almayacağı bir denklemin, bu kısırdöngüyü içinde kır yok. Bu bir şantaj değil. Biz Türkiye’nin demokratikleşmesi için tartımızı hazırlamak. Ama istiyoruz ki bunu en geniş demokrasiyle ulaşımla. Çünkü şansımız o zaman artar. Kuzey Amerika’yı örneklememin bir nedeni de oradaki çatışmanın bir uyuşmayla tamamlanmak için tamamlanmamış iyidir. Oysa birliktelik, demokrasiyi ve barışı sağlayabilmektir. (SÖYLEŞİNİN TAMAMI)

Leave a Comment