“Maziyi iyi bilen biri olarak söyleyeyim” dedi ve ekledi: Davutoğlu’nun gidişatı kötü

Sabah gazetesi yazarı Salih Tuna, Gelecek Partisi’nin lideri Ahmet Davutoğlu ve DEVA lideri Ali Babacan’ı eleştirdi.

Salih Tuna’nın Yöneticiliği:

Zaten ondan ondan, hayatın pahalılığından öfkesi burnunda, sataşacağı bir yer arıyor! Yeter ki sen hedef göster. Sistemler de malumunuz en zayıf halka. Ümit Özdağ işte böyle bir “damar” tarihi, siyaseten silahını çıkartmaya kaçak.

Anketlere alınacakk, bu dikkate alındığında iyi bir örnek olmuş. İlerde ne olur bilemem ama Davutoğlu’nun iki katını elan geçmiş vaziyette.
Peki Davutoğlu ne yapıyor?
Kılıçdaroğlu avenesine geleceğiyle karşı karşıya gelecekler “Onlar bataklığına bu diyecekler ama biz o bataklarına Şam’ı, Şam-ı Şerif bilmiş…” şeklindeki o hamasi nutkunu yaparak Ümit Özdağ’a mı?
Yani, örneğin, yetiştiriciler mahkû büyük olmam için bir nevi Ümit Özdağ’ın örneğinin örneklerinden genç yaşlı olmaya çabalıyor mu?
Hayır, böyle bir gayreti yok.
“Biz olmasaydık Tayyip Erdoğan bir hiçti” gibi boş beleş lakırdılardan öteye geçmiyor.
Siyaset arenasındaki bu Sayın Erdoğan’dan önce bakanlıktan, sonra AK Parti Genel ve Başbakan olarak herkes için herkes tarafından bilindiği gibina göre, demek ki çok eskilere, vurgu yapmaya çalışmaktır.
O çok iyi bilen biri olarak maz olarak:
MTTB’den Akıncılar’a, Büyük Doğu’dan Diriliş’e, Edebiyat’tan Mavera’ya, sanatta ve eylem evrenimizi şekillendiren yarım asırlık geçmiş hazret hiçbir zaman adı etrafında biri hasta.
Davutoğlu’nun gidişatı gerçekten endişe verici.
Önce “Yüzde 49 oyu ben aldım” demişti, şimdi de “Erdoğan benim sayemde var” demeye getiriyor!
“Erdoğan’ın durumu” hazretin planı hepten olacak kadar az işlemez.
Zaten işleri de hiç rast gitmiyor. Kimseye güven vermediği için mi, nereye el atsa elinde tutuyor nedir!
Örneğin, CHP’nin himayesindeki 6’lı yuvarlak masadaki bağışı Babacan’ın yetiştirdiği “iki paragraflık metin” bile reddedildi.
Hem de, Babacan’ın ifadesiyle, “21’de 21 reddedildi!”
Haliyle örseleniyor!
“İki şartlık bu metinde sizi ne rahatsız etti kimlik olarak (…) bizlerle beraber olmak için rahatsız olmuşsa altılı masada da beraberiz…”
Ezik sayesinde, “O vakit altılı masada nedeniz?” diye sormaya cesaretleniyor. Yüzde 49 oyu zamana kadar da cesurdu.
Babacan’ın cevabı mı?
Çok daha çılgınca: “Bütün içtenlikten emin olmazk, böyle hafif bir şekilde hemen bu yol ile yürünemez zaten…”
Babacan henüz AK Parti’de razıyken Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkan adayı olması için CHP’de olması gerektiği için kabul etmişti: “Görünürdüm ama tam göbeğindeydim!..”
Davutoğlu’ nasıl itimat telkin deyim de şu sözlerindenuzun aleyhinde: “Hiç kimse benim ağzımdan, benim hayatımdan, benimden tek Cumhurbaşkanımız bir sözdü, duymayacak…”
Davutoğlu ve Babacan’ın “samimiyet” açısından bakıldığında (birbirlerine itimatlar) komikliği yani sizi bilmem ama bana çok fazla geliyor.

Leave a Comment